31 Ağustos 2013 Cumartesi

Roma - MART 2013

Yakında "genişletilmiş versiyonunu" yazmak istediğimiz, çok etkilendiğimiz şehirlerden biri Roma.

Klasik gün - gün anlatım yerine aradan epey zaman geçtiği için genel hatlarıyla anlatacağım, genişletilmiş versiyonu da umarım yakında blogda olur.

Pegasus, 2012 başında 2013 için ucuz biletleri piyasaya sürdüğünde başladı macera. Aslında kalabalık bir ekip gidiyorduk ama kala kala 3 kişi kaldık yolculuk tarihi gelince (: Bir çok bilet yandı, kazanan Pegasus oldu.

Mart sonu gittiğimiz gezimizde havanın oldukça müsaade ettiğini söyleyebilirim. Roma bir açık hava müzesi halinde olduğundan havanın gezmeyi mümkün kılması çok önemli.



KALMAK İÇİN:

Roma konaklama açısından oldukça pahalı. Günlük konaklama fiyatları ortalama kişi başı 50-60 €'dan başlıyor. Termini (tren istasyonunun olduğu bölgede) görece daha uygun ama ben tavsiye etmiyorum Termini'yi. Genel kanının aksine güvenlik sıkıntısından değil her yere yürüyerek ulaşmayı seven bizlerin için çok merkezi olmamasından...

Biraz parayı gözden çıkaracağız artık ;) Roma'da özellikle apartmanların bir ya da iki katını satın alıp resepsiyonsuz oda kahvaltı hizmeti veren bir çok yer var. Tripadvisor yorumlarını göz önüne alarak buraları tercih edebilirsiniz.

Benim tavsiyem Via del Corso ya da Piazza Barberini etrafı olacaktır.

Biz ise Piazza del Popolo yakınındaki Suite Beccaria'da kaldık. Bazen kampanyaları oluyor, onları da yakalarsanız kişi başı 50 € civarına konaklayabilirsiniz. Oda konforu açısından oldukça tavsiye ediyorum.

http://www.tripadvisor.com/Hotel_Review-g187791-d647005-Reviews-B_B_Suite_Beccaria-Rome_Lazio.html

Arkadaşımız Doruk ise Domus Valeria'da kaldı. Burası çok enteresan bir yer. Otantik bir Roma evi pansiyona dönüştürülmüş vaziyette. İnanılmaz bir terası var (son gece şarap içtik) Burasını da tavsiye ediyorum.

http://www.tripadvisor.com/Hotel_Review-g187791-d1738908-Reviews-Domus_Valeria_Bed_Breakfast-Rome_Lazio.html

MÜZELER - GÖRÜLECEK YERLER:

Gezin. Roma'da harika müzeler var ve sanatla çok işi olmayan insanların bile ağzını açık bırakabilecek derecede inanılmaz eserler var.



Vatikan Müzesi, Colleseo, San Angelo Kalesi, Pantheon gibi müzeler zaten en bilinenleri (özellikle Vatikan Müzesi için önceden online satın alım yapmakta, kolezyum içinse Roma Pass'la girmekte fayda var), onlara gideceğinizi varsayarak az tercih edilen tavsiyem Palazzo Barberini olacak. Bir dönem Roma'yı yöneten Barberini ailesinin sarayına ait olan bu müzede bazı tavan işlemeleri baş döndürücü.



Trevi Çeşmesi, başta Piazza Navona ve Campo di Fiori olmak üzere irilisi ufaklısı mükemmel meydanlar, nehir boyu köprüleri ve değişik mimariye sahip Trastevere bölgesi başlta olmak üzere merkezi adım adım gezmekten kaçınmayın.



Midenize düşkünseniz ve vaktiniz varsa Roma merkezin biraz güneyinde yer alan saklı lezzetlerle dolu Testaccio bölgesini de mutlaka görün.

YEMEK:

Nereye giderseniz gidin vasatın altında yiyemeyeceksiniz. O yüzden bol bol yemek yiyin (:

Kesin uğramanız gerekenler; Löplöpçüler'in tavsiyesi ile İspanyol Merdivenleri'nin hemen karşısındaki bir ara sokakta yer alan ve sadece öğlenleri 1-2 saatliğine açık olan Pastificio öğlen yemekleri için en önemli tercih olabilir.



Bu salaş yerde iki çeşit taze makarna yapılıyor ve bu makarna aşağı yukarı 1 saat içinde tükeniyor. (zaten mekanın önünde sokakta kuyruk oluyor genelde) 4 € karşılığında yiyeceğiniz, plastik tabak ve çatalla servis edilen bu makarna benim hayatımda yediğim en lezzeti makarna olabilir. Yanında şarap ise ikram!

Aynı sokaktaki Pompi ise tiramisularıyla meşhur. "Türkiye'de yediğimiz şey tiramisu ise bu nedir" diye soruyor insan kendine. İnanılmaz bir lezzet.



Pizzacılardan tavsiyemiz La Montecarlo olacak. Akşam saatlerinde açık. Bakmayın garsonların suratsız olduğuna bu biraz da geleneksel bir şey, işin biraz da şovundalar. Dışı kıtır, içi sulu incecik hamurlu pizzalar nefis! Ayrıca tatlılar da son derece lezzetli. Burada Black Truffle tatlısını yemenizi tavsiye ederim. Hemen her restoranda son derece ucuza sunulan "house wine"larıyla birlikte kişi başı 15 € civarına rahatlıkla çıkabilirsiniz.

İtalyanların en çok sevdiğimiz özelliklerinden biri müşteri talep eder diye menülerinde gereksiz yere aslında yapmadıkları şeyleri bulundurmamaları. (Köfteciye gidiyoruz Türkiye'de, kanattan lazanyaya kadar her şey var, ama tabii ki lezzetsiz)



Az ama öz şeyler bulunduruyorlar menülerinde. Dolayısıyla yediğiniz şeyler genelde lezzetli çıkıyor. Geleneksel İtalyan restoranlarından az ama öz menülü Osteria dell' Anima, klasik İtalyan yemeklerini, özellikle de makarnalarını rahatlıkla tadabileceğiniz yerlerden biri.

http://www.tripadvisor.com/Restaurant_Review-g187791-d696445-Reviews-Osteria_dell_Anima-Rome_Lazio.html



Dondurmada ise tek adres Giolitti. Buraya uğramadan geri dönmeyin.


SON SÖZ:


Daha geniş bir inceleme yapmak, daha doğrusu taze anılarla geziyi yazmak bahanesiyle bir gün mutlaka Roma'ya döneceğiz. Tek eksiği hareketli gece hayatı olan bu şehrin tarihi, sanatı ve yemekleri bir harika!


İstanbul'a döneli 6 ay olmasına rağmen sadece 1-2 kere pizza yiyebildiğimi ve uzun süre makarna ağzıma koyamamamı ise şımarıklığıma ve ukalalığıma verin. Ama orada bu söylediğimiz yiyecekler bambaşka bir seviyede (:






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder